Metin Kutusu:
Metin Kutusu: Ç A M L I H E M Ş İ N
Metin Kutusu: Metin Kutusu: www.mekaleskirit.net 
web Design © 2008 ßy ßeklipxe.

‘’DOĞANIN HER TONU ÇAMLIHEMŞİNDE’’

KISACA ÇAMLIHEMŞİNİNTARİHİ

Çamlıhemşin Doğu Karadeniz Bölgesinde Rize İlinin İlçe merkezlerinden biri olup, kıyıdan içerde fırtına deresi vadisi 41.8 kuzey enlemi ile 41.01 doğu boylamının kesinleştiği noktada, vadi tabanında denizden yüksekliği 300 metre dolayında bulunmaktadır. Bazı mahallelerde ise bu yükseklik 700 metreyi aşmaktadır. İlçemiz 885 Kilometrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Bu alanın %80'i ormanla kaplı, dağınık ve tepelik alanlardan ibaret olup, düz alanlar hemen hemen yok gibidir. Çamlıhemşin İlçesi Rize İlinin denize sınırı olmayan ilçelerinden biridir. Denizden güneye doğru 22 Km. lik karayolu uzunluğunda ve içeridedir. İlçenin güneyi doğu-batı doğrultusunda kavis çizen ve denize paralel olan, yükseklikleri 2000-4000 metreyi bulan "KAÇKAR DAĞLARI" ile çevrilidir. Bu dağ silsileleri içinde 3932 metre yüksekliğe sahip "KAÇKAR DAĞI" yine yüksekliği 3344 metreye ulaşan "CİMİL DAĞI" ve yükseltileri 2000 metreyi geçen bir çok dağ ve tepeleri mevcuttur. Kaçkar Dağları üzerinde jeomorfolojik olaylar sonucu oluşmuş bir çok irili ufaklı krater gölleri mevcuttur. (Büyük Deniz Gölü, Meterez Gölü, Yıldız Gölü, Dönen Gölü, Serincef Gölü ve Kara Göl bunlardan bazılarıdır.) Arazinin meyilli olması nedeni ile ilçemizdeki akarsular 70 Km.lik bir uzaklıktan 3000 m. Rakımdan 0(Sıfır) rakıma düşmektedir. İlçe merkezinden geçen Fırtına Deresinden dolayı da Fırtına Vadisi olarak anılır. Fırtına Deresi, Kaçkar ve Verçenik Vadilerinden gelen Elevit Deresi ve Palovit Deresinin birleşimi olan büyük dere ile Hala Deresinin (Ayder Deresi) birleşmesinden oluşur. Fırtına Deresi Pazar, Ardeşen sınırından Karadeniz'e dökülür. Pazar, Ardeşen, Çayeli, Hemşin, İspir, İkizdere ve Yusufeli ilçeleri ile sınırları olan Çamlıhemşin'in eski adı " VİCEALTI " dır. Cumhuriyetin ilanından önce 1922 yılında karakol merkezi oluşturuldu. 1953 'de ise Ardeşen ilçe olunca, Vicealtı "ÇAMLICA" adı ile bu ilçeye bağlandı. 1954'de bucak binası yapıldı. 1955'de belediye kuruldu. 27.06.1957'de yürürlüğe giren 7033 Sayılı Kanun ile Çamlıhemşin adını alarak İlçe haline getirildi. İlçenin kuruluşu 1960'larda tamamlandı.İklimi her mevsim yağışlıdır. Sıcaklık kışın -7 dereceye kadar düşmekte, yazın ise 25 dereceye kadar yükselmektedir. Günlük en yüksek sıcaklık farkı 23,6 derece olmaktadır. Yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 245 Cm3'ü bulmaktadır. Havadaki nem oranı ise %10 ile %97 arasında değişmektedir

Çamlıhemşin tarihine bakarken ilçe merkezi olana kadar bağlı olduğu Hemşin'in tarihine de birlikte bakmak gerekir. Yöre, 1071'de Malazgirt Meydan Muharebesi sonunda Alparslan tarafından Selçuklu topraklarına dahil edilmiştir. 1072'de, Alparslan savaş sonrasında, bölgeye 70.000 yaylacı ve göçer Türk yerleştirdi. Daha sonra 1184'te bölgede kurulan Trabzon- Pontus İmparatorluğu sınırları içinde kalan Hemşin'in bölge halkı, arazinin dağlık ormanlık olmasından dolayı işgalden etkilenmedi. Türk kimlik ve gelenekleriyle yaşamlarını günümüze dek sürdürdüler.Çamlıhemşinliler yaşadıkları zorluklara rağmen, hiçbir zaman yurt edindikleri bu topraklardan gurbet dışında kopmadılar.Gurbette olsalar da Çamlıhemşin'le ilgilerini kesmediler. Bazı tarih kaynakları, Müslüman-i Kadim yani 1461 öncesi Müslümanları diye anlatıyor. Daha önceki yayınlanan eserler, bölgenin tarihi ile ilgili şu bilgileri vermektedir. Çamlıhemşin adını, ilçenin kuruluşundan sonra almıştır. Yukarı vice (Yukarı Çamlıca) ve Aşağı vice (Aşağı Çamlıca) mahalleleri ile bazı köylerin birleşme noktası olan bu yerleşim yeri ""vice altı olarak bilinmekte idi.Şu anda mevcut sahile ulaşımı sağlayan Karayolu üzerinde 1950 öncesi herhangi bir patika yolun varlığı bilinmemektedir. Çamlıhemşin'in Kaçkar dağları ve sahili bağlayan yolun şu anda mevcut ilçeden kanlıboğazı aşarak varıldığı bilinmektedir. Eski çağlara ait Erzurum- Trabzon ipekyolunun çok yağmalanması nedeniyle iklimin uygun olduğu dönemlerde; Erzurum- Hevek yaylası- Hisarcık- Zilkale- Çamlıhemşin- Pazar ilçesinin doğu yönündeki çıkış noktasında doğal bir limanın varlığından söz edilir. Bu yöreye Cumhuriyet dönemine kadar ""Eski Trabzon"" denmesi bu gibi varsayımlara ışık tutmaktadır. Ayrıca antik çağlardan beri Kaçkarlar- Sahil yolunun gerek Hala deresi gerek Büyük dere (Baş hemşin) güzergahının şu anda ilçe merkezinin bulunduğu yerden geçtiği aşikardır.Bu gibi varsayımları çoğaltmak olasıdır. Onun içindir ki doğal güzelliğinin korunmasının istendiği yörenin tarih açısından da araştırılması için bilim adamlarına açık davet çıkarılmaktadır.Bazı tarihçiler, tarih öncesi tarihçilerden Ksenophos'un ünlü "Onbinlerin Dönüşü"" adlı eserinde Karadeniz'e iniş için Bölgeyi kullandıkları yazmaktadırlar.Çamlıhemşin, Çarlık Rusya'sının işgaline uğradıysa da sahilden uzak oluşu ve siper durumunda olan yüksek dağlar nedeniyle barınamamışlar ve yöreyi terketmişlerdir. Vicealtı nahiye olmadan önce idari yönden Hemşin köylerinin tümü ile birlikte Pazar- Hemşin nahiyesine, aşağı kesim köyleri ise Ardeşen nahiyesine bağlı idi. 1953 yılında Ardeşen ilçe olunca Vicealtı Çamlıca adıyla ;Ardeşene bağlı bir nahiye oldu. Çamlıca 27 Haziran 1957 tarihinde yürürlüğe giren 7033 sayılı kanunla 1 Nisan 1960 tarihinde ilçe yapılarak Çamlıhemşin adını aldı. Yavuz Sultan Selim, Trabzon'dan hareketle sahil gezisinde olduğu bir gün Ardeşen girişindeki Fırtına deresine dikkati çeker. Hızlı ve heybetli akan derenin sularında işlenmiş ağaç, karışık orman ürünlerinin su tarafından sürüklenmekte olduğunu görür. Yavuz Sultan Selim ""buranın ardı şen olmalı"" der. Gezi boyunca Fırtına havzasında kimlerin ne şekilde yaşadıklarını incelemek ve yönetimine bağlamak üzere bir miktar kuvvet gönderir. Yöreye gelenler buranın tabii güzelliklerini çamlık ve yoğun ormanlıklarını görünce padişahın ilk teşhisini kanıtlarcasına ""hem de şen"" diye söylenirler. Çamlıhemşin adının bu şekilde olduğu söylenmektedir. Amaturu Urugu'nun, Rize Hemşin bölgesine göçüp yerleşmesini bir tanık olarak şöyle anlatıyor. 604-628 yılları arasında ateşe tapan İranlılar ile Hristiyan Bizanslılar arasında geçen yıkıcı savaşlardan çok zarar gören Amudiler, Gürcistan Beyi ve İran yanlısı Vaçyan yakıp yıkmış, ""Dampur"" kasabasını ve çevresini şenlendirerek yurtlarına ""Hamamaşen"" (Hamam şenliği/ adabı) demişlerdir. Zamanla bu coğrafi adı Hemşen/ Hemşin ve Şenli, Horosan- Hemedan-Elezeğ bölgesinden gelme Türkmen/ Oğuz halkı da ""Hemşenli/ Hemşinli"" diye anılır oldu. Araplardan bunalan Amantuniler'in göçünü değişik zamanlarda gösterir. Önce Kars kuzeyindeki ""Kol"" (Göle) bölgesine -açan ""Haman"" idaresindeki Amatuniler, ""Egerasdan'da (Acaristan) denize karışan ""Çoraklı"" (Çoruh) ırmağını aştılar. Bu sırada Bizans Kayseri (VI.) Konstantin'in (780-797) yerleşmek üzere mülk olarak Haman Bey'e bağışladığı ""Tambur"" bölgesine gelerek burayı şenlendirip kaldılar. Bu yüzden oraya ""Haman-a Şen"" dendi. İstanbul'da ""Başbakanlık Arşiv-Tapu"" bölümünde 929 (1523) yılından kalma Trabzon Tahrir Defteri (836-840), Hemşin kazası onbir köyü (Çat, Varoş, Kol, Cimi, Başköy, Bulaşken) kesimi ""Kara- Hemşin"" ve ilçelerine (Zuğa, Aşuduğ, Çinçiva, Küşüve ve Tekurid köyleri bulunan semti ""Ak Hemşin"" sayıldığı gibi; eski Oğuz /Türkmen ikili Düzinine göre yine şimdiki Pazar- Hemşinliğine "" İç Hemşin"" ve ""Sol-Kol"" Hopa Hemşinliğine de Dış Hemşin ve Sağ- Kol denilmesi dikkate değer. Öteden beri anadilleri Türkçe olan Hemşinlilerin ataları, 1523'teki Kanuni Çağı ilk Tahririnde ""Müslüman-i Kadim"" yani 1461 öncesi Müslümanları diye tanıtılıyor. Hemşinlilerde öteden beri Türklüğe özgü su vasıflar görülür: Yaylacılık, ekmek-yemek pişirmede ""tandır"". Kaval ve tulum çalgıları. Horon, kadınların türkü ve destan söyleyişi, Nevruzlarda ""aşure"" pişirme adeti ile erkeklerde körüklü şalvar zıpka, kadınlarda şal-kuşak bağlama, un-kaymak karışımı ""hoşmer"" adlı yemek, çok sağlam aile bağları, örnek namus/ iffet duygusu ve kan gütmenin olmayışı; konu edilen Türklük vasıflarından ilk belirgin örnekleridir.

ÇAMLIHEMŞİNDE YAŞAM VE ETKİNLİKLER

Çamlıhemşin Rize İlinin 11 ilçesi içinde gerek toplam ilçe nüfusu gerekse merkez nüfusu bakımından en küçüklerindendir. İlçe kilometrekareye 16 kişilik nüfus yoğunluğu ile ilin tenha ilçelerinden biridir. İlçemiz nüfusu 30 Kasım 1997 yılı Genel Nüfus Sayımı kesin sonuçlarına göre 8.454'tür. Şehir merkezinin nüfusu 2.204, köylerin nüfusu ise 6.250'dirr. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre ise toplam 8.206 olup, merkez nüfusu 2.355, köylerin nüfusu ise 5.851'dır. 6 mahalle ve 27 köyden oluşmakta olup, yöredeki nüfusun büyük bir kısmı mevsimlik işçi olarak kışın büyük şehirlere çalışmaya gitmekte, yazın ilçeye dönmektedir. İlçemizin yedi köyünde mahallen Lazca diye tabir edilen ve kendi aralarında konuştukları bir dil vardır. Genellikle bu dil köy dışında konuşulmamaktadır. Bu köyler; Dikkaya, Çayırdüzü, Topluca, Murat, Kadıköy, Güllü ve Behice köyleridir. İlçemizde okur yazarlık oranı %97'dir.

        

Konut:

İlçe merkezinde yeterli konut olmayıp, özellikle kamu görevlileri ev bulmakta büyük güçlük çekmektedirler. İlçe merkezinde Milli Eğitim ve Özel İdare tarafından yapılmış 12 daireli lojman, 6 daireli Adliye Lojmanı ve 18 daireli Belediye Başkanlığına ait sosyal konut mevcut olup, ihtiyaca cevap vermemektedir. İlçede görev yapan kamu görevlilerinin bir çoğu Ardeşen ve Pazar İlçelerinde ikamet etmektedir. İlçedeki en önemli problemlerden biri konut sorunu olup, sorunun çözümü için Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca konut yapılması için girişimler devam etmektedir.

 

Sağlık:

İlçe Merkezinde 10 yataklı sağlık merkezi ve bir sağlık ocağı bulunmaktadır. İlçe merkezinde bulunan sağlık merkezinin 1 doktoru, Sağlık Ocağının da 2 doktoru bulunmaktadır. Merkez Sağlık Ocağında 3 ebe, 1 Hemşire, 3 sağlık memuru, 1 Çevre Sağlık Teknisyeni mevcuttur. İlçe Sağlık Merkezinde ise sadece 1 Şoför bulunmaktadır. İlçemiz Köylerinde toplam 9 adet sağlık evi mevcut olup, İlçemiz Dikkaya Köyünde 1 Sağlık Ocağı mevcuttur. Dikkaya Sağlık Ocağının doktor ve personeli bulunmamaktadır. İlçemiz Sağlık Merkezinde 1 Ambulans faal, Merkez Sağlık ocağında ise bir Jeep mevcut olup faal değildir.İlçemiz Sağlık Merkezi ve Merkez Sağlık Ocağı aynı binada hizmet vermekte olup, küçük çapta bakım ve onarım ihtiyacı bulunmaktadır. Ayrıca Sağlık Merkezi ve Sağlık Ocağının 1 Şoför, 2 Ebe, 1 Hemşire, 1 Laborant, 1 Röntgen Uzmanı, 1 Hizmetli ve 1 Kaloriferci ihtiyacı olup, bunlardan hizmetli ve kaloriferci ihtiyacının acilen karşılanması gerekmektedir.Ayrıca İlçemizin komşu ilçelere uzak olması nedeni ile Sağlık Merkezinin acil müdahale açısından yetersiz olduğundan acil müdahaleler için gerekli tıbbı malzemelerin temini gerekmektedir.

 

İş ve Çalışma Hayatı:

İlçe halkı genellikle gurbetçi olup, mevsimlik olarak çalışmaya gitmekte, bir kısmının ise büyük şehirlerde fırın, lokanta, pastane vb.. gibi işleri olup, buralarda çalışmaktadırlar. İlçede kalanlar ise çay tarımı, hayvancılık ve orman işleri ile uğraşmaktadırlar. Kültür balıkçılığı ve arıcılık da önemli uğraş alanlarındandır. Ayrıca İlçemizde turizm faaliyetlerinden geçimini sağlayanların sayısı da hızla artmaktadır.

 

Eğitim ve Kültür:
İlçemizde eğitime karşı ilgi düşüktür. İlköğretimden sonra özellikle kız çocuklarında liseleşme oranı düşüktür. İlçemiz köylerinde ve ilçe merkezinde toplam olarak 27 ilkokul mevcuttur. Bunların 6'sı eğitim öğretime devam etmekte, 3 tanesi taşımalı sistemle eğitim öğretim vermektedir. Şehir Merkezinde 1 İlköğretim Okulu, 1 Lise, 1 İmam-Hatip Lisesi, Dikkaya ve Topluca Köylerinde 1'er İlköğretim Okulu bulunmaktadır.

 

Ekonomik Durum:
İlçemizde en önemli ekonomik faaliyet olarak turizm ön plana çıkmaya başlamıştır. Ayder Turizm Bölgesi 1200 yatak kapasitesine sahiptir.İlçemizin kuzey kesiminde kalan bölgesinde ise çay tarımı, hayvancılık ve yarıcılık ekonomik faaliyetler olarak ön palana çıkmaktadır. Ayrıca arıcılık ve kültür balıkçılığı da önemli ekonomik faaliyetler arasındadırTurizmin Geliştirilmesi Amacıyla Küçük ve Orta Boy Konaklama Tesislerini Geliştirme Projesi : Bölgeye ve Rize İline yönelik turizm hareketleri dikkate alındığında Ayder, Yaylaköy (Elevit), Çat...... gibi orman köyleri ve yayla merkezlerinde başlangıçta 10-20 yataklı, daha sonra 20-30 veya 30-40 yataklı, küçük ve orta boy konaklama tesislerinin ve aile işletmelerinin kurulması ve kurulu olanların hizmet standartlarını daha da geliştirilmeleri önem ve öncelik taşımaktadır. Bu nedenle yerel yönetim ve ilgili merkezi yönetim kuruluşlarının "özgün mimari projeler" hazırlaması ve yatırım yapmak isteyenlere proje yardımında bulunulacaktır.

 

Kaplıca Turizmini Geliştirme Projesi :
Bölgesel iklim şartları ve buna bağlı olarak yörede yaygın olarak görülen "Romatizmal Hastalıkların" tedavisi ve halkın genel sağlığının korunmasına katkıda bulunmak ve kaplıca turizminden faydalanmak üzere;
a. Ayder Kaplıcasının, belirlenmiş bir imar planına göre ıslahı ve mimarinin sağlanması, mevcut konaklama tesislerinin iyileştirilmesinin ve yöresel mimariye uygun hale dönüştürülmesinin teşvik edilmesi ve desteklenmesi.
b. 16 Litre/saniye su verimine, 2300 potansiyel yatak kapasitesine sahip bulunan Çamlıhemşin-Ayder Kaplıcasının tam kapasite ile kullanılır ve hizmet verir hale getirilmesi gerekmektedir.

 

Gençlik Turizmini Geliştirme Projesi :
Doğa araştırmaları, doğa yürüyüşleri, fotoğraf çekimi, nehir sporları, izcilik gibi etkinliklere son derece elverişli olan, Kaçkar dağlık yöresinin çok yönlü değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla mevcut konaklama tesislerinin özellikle kış aylarında üniversite gençliğine yönelik tur satış organizasyonları yapmaları ve gençlik kampları organize etmelerinin gerektiği değerlendirilmektedir.
   

         

Dağ ve Kış Turizmini Geliştirme Projesi :
Kaçkar Dağı Milli Parkı, yurdumuzun en fazla kar yağışı olan yörelerinden biridir. Bu yörelerde yer alan 1200 metreden yüksekte kalan kesimler normal kış koşullarında 2-4 metre kar yağışı almaktadır. "Kaçkar Dağı Milli Park"'ından yer alan bu alanlar, uluslar arası önem taşıyan olimpik özelliklerde kayak alanlarına sahip bulunmaktadırlar. Bu tespitlere bağlı olarak;
c. Uzun vadede Çamlıhemşin Kavrun ve Fırtına Vadilerinin "pilot turizm projesi" olarak ele alınması, bu bağlamda Aşağı ve Yukarı Kavrun Yaylaları ile Elevit Yaylasının, uluslar arası özelliklere sahip kayak merkezleri olarak ele alınması,
d. Kısa vadede Ayder Yaylasında mevcut ve geliştirilecek turizm projelerine destek mahiyetinde ve amatör standartlarda kısa mesafeli bir kayak pistinin yaptırılarak turizm pazarlama stratejilerine destek sağlanması ve mevcut halin biraz daha iyileştirilmesi gerekmektedir.
e. Ayrıca; Ayder-Yukarı Kavrun (14 Km.) Çamlıhemşin-Çat-Elevit yaylası (18 Km.) yolları ıslah edilecektir.

Metin Kutusu: